Mantar zehirlenmelerine dikkat! 2-3 tanesi binlerce kişiyi öldürebilir

Sonbaharda yağmurların artmasıyla doğada kendini gösteren mantar türlerinin bilinçsiz bir şekilde toplanıp tüketilmesi, ölüme kadar varan zehirlenmeler yaşanmasına neden oluyor. Buna yol açan sebeplerin başında ise halk arasında yıllardır dolaşan yanlış inanışlar yer alıyor.

Milliyet’ten Senim Tanay Karakuş’un haberine göre, “Türkiye’nin Mantarları” kitabıyla tanınan mikolog (mantar uzmanı) Jilber Barutçiyan, zehirli mantarın ayırt edilmesi konusunda değinerek, “Kesinlikle kulaktan dolma bilgilerle zehirli-zehirsiz mantar ayırdı yapılamaz. Yani mantarın ilk görüşte zehirli mi zehirsiz mi olduğunu anlamanız için pratik bir yol, metot, teknik ya da herhangi bir püf kesinlikle yok” dedi.

Halk arasında doğru olarak kabul edilen, mantarla ilgili söylenen bazı bilgilerin son derece yanlış olduğunu dile getiren Barutçiyan, “Beyaz mantar zehirsizdir, hayvan yerse zehirsizdir, sütü olan mantar zehirsizdir gibi bilgiler tamamıyla yanlış. Köylüler bilir derler, zehirlenmelerin yüzde 90’ı kırsalda yaşanıyor. Bazı mantarları hayvanlar rahatlıkla yerler ama o mantarIarı insanlar yediğinde zehirlenir. Sağdan soldan duyduğunuz bu yanlış bilgiler, inanışlar yüzünden zaten ölüme varan mantar zehirlenmeleri yaşanıyor” vurgusunda bulunuyor.

PANZEHİRİ YOK

Mantarları zehirsiz ya da zehirsiz olarak değil öldüren, zehirli ve yenebilen mantarlar olarak ele aldıklarını belirten Jilber Barutçiyan, yaşanabilecek en ufak bir sindirim sorununun bile zehirlenme sayılacağını dile getiriyor. “Halk arasında ‘Hafif ishal oldum ama mantardan değilmiş, ölmedim’ diyenler olur ama aslında bu kişiler, bir mantar zehirlenmesi yaşıyor. Öldüren mantarlar var ve maalesef öldüren hiçbir mantarın panzehiri yok. Destek tedaviler uygulanıyor” diye konuşuyor.

Bir diğer mantar türünün de zehirli mantarlar olduğunu söyleyen Barutçiyan, “Sizi öldürmüyor ama çeşitli sıkıntılar yaratıyor. Bir hafta hastanede kalıyorsunuz, sindiriminiz bozuluyor” açıklamasında bulunuyor.

Mantarların çok küçük bir kısmının yenilebilen mantarlar grubuna girdiğini ifade eden Barutçiyan, şu bilgileri paylaşıyor:

“Yenen mantarları da birtakım bölümlere ayırıyoruz. Yüksek ekonomik değeri olup yenilen mantarlarımız var. Bunların ticaretini yapabiliyorsunuz. İkinci olarak yenen mantarlar var ama bunların raf ömrü çok kısa, bu mantarın ticareti yapılmıyor. Siz alıp pazara götürene kadar bozuluyor. Bunların dışında yeseniz de olur yemesiniz de olur diyebileceğimiz mantarlar var. Lezzetli değillerdir. Mantarların çok büyük bir bölümü de yenmeyen mantarlar grubuna giriyor. Öyle mantarlar var ki pis koktuğu için yemeyi aklınızdan bile geçiremezsiniz. Tahta kadar sert olan mantarlar vardır, yiyemezsiniz.”

Mikolog Jilber Barutçiyan, yemek için evlerde sıklıkla tercih edilen kültür mantarlarının saklanması ve pişirilmesi noktasında da önemli uyarılarda bulunuyor. Dolapta uzun süre bekletilen kültür mantarlarının da bayatladıysa zehirleyebileceğini aktaran Barutçiyan, “Bozulan mantarların zaten hepsi zehirli hale geliyor. Bu nedenle mantarı aldığınız ya da topladığınız gün pişirmeyi âdet haline getirmeniz lazım. Pişirdikten sonra mantar normal bir yemek statüsüne girer. Pişirdiğiniz bir yemeği maksimum olarak dolabınızda ne kadar saklayabilirseniz mantar yemeğini de o kadar saklayabilirsiniz. Ancak asla şu mantarı alayım da 1 hafta sonra pişireyim demeyin” sözleriyle tehlikenin altını çiziyor.

BİNLERCE ÇEŞİT MANTAR VAR

“Türkiye mantarlar konusunda çok zengin coğrafyaya sahip. Kendi kuşağındaki ülkelere göre mantar zengini bir ülke. İddialı bir şekilde söylüyorum, dünya pazarlarında yer etmiş, pahada ağır değerli türlerin tamamı Türkiye’de mevcut” diyen Barutçiyan, bu zenginliğin içinde yenmeyen ya da zehirli türlerin de bol miktarda olduğunu belirtiyor. Barutçiyan’a göre Türkiye’de çıplak gözle görebileceğiniz 30 bin çeşidin üzerinde mantar türü var ve bunların içinde yenebilen 200 kadar tür bulunuyor.

Peki, Türkiye’deki en öldürücü mantar hangisi ve nerede yetişiyor? Bu soruyu Jilber Barutçiyan şu şekilde cevaplıyor:

“Türkiye’de ve dünyada en çok insan öldüren mantar, köygöçüren mantarıdır. Bilimsel adı Amanita Phalloides’tir. Ben Türkiye’de gittiğim hemen hemen her yörede gördüm. Çok yaygın ve çok verimli bir türdür. Belgrad Ormanı’ndan bir haftada 100-200 bin kişiyi öldürecek kadar bu mantardan toplamak mümkün olabiliyor. 50 gramı öldürmeye yeten bu mantardan 2-3 tane topladığınızda binlerce kişiyi öldürebilir.”

“Bu mantarın tarihte pek çok hikâyesi var” diyen Mantar Uzmanı Jilber Barutçiyan, Papa VII’nci Clement’in ve Roma İmparatoru Claudius’un kazara yediği köygöçüren mantarı yüzünden öldüğünün rivayet edildiğini söylüyor. Barutçiyan’ın köygöçüren mantarının yol açtığı ölümle ilgili söyledikleri ise bir hayli korkutucu. “Hiçbir öldürücü mantar yer yemez ya da ertesi gün belirti vermez. Öldüren mantarlar en az 12 saat sonra, genelde 24-48 saat arasında belirti verirler. Bu arada iş işten geçmiş olur” diyen Barutçiyan, genellikle ölümün 5 ila 8 gün sürdüğünü ve bunun çok sancılı bir ölüm olduğunu belirtiyor.

“Bu durum öldürücü mantar türleri için geçerlidir” diye konuşan Barutçiyan, şu bilgiyi de paylaşıyor: “Ancak bazı zehirli mantar türleri vardır; yedikten hemen sonra rahatsızlanırsınız, midenizi yıkayarak, aktif karbon yedirerek sizi kurtarabilirler. Öldüren mantarların panzehiri yoktur, yediğiniz miktara ve bünyenize bağlı olarak destek tedavilerle kimi zaman kurtarırlar kimi zaman da ölüm kaçınılmaz olur. Bu nedenle öldüren mantarları kesinlikle tanıyarak yememeniz gerekiyor.”

ELLEMEKLE, DOKUNMAKLA, KOKLAMAKLA ZEHİRLEMİYOR

Ellemekle, dokunmakla ya da koklamakla hiçbir mantarın zehirlemeyeceğini açıklayan Mikolog Jilber Barutçiyan, bunun belli bir miktar mantar yenilip sindirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Mantar zehirlenmelerine karşı mantar türleri hakkında doğru bilgiye sahip olmak şart. Zehirlenmek istemiyorsanız öncelikle bütün bu yanlış inanışlardan kurtulmalısınız” diyen Barutçiyan önerilerini ise şöyle sıralıyor:

“Güncel bir kaynaktan mantarın yenilebilirliği kontrol edilmeli. Eskiden yenebillir olduğu tahmin edilen, zannedilen mantarların gelişen analiz metotlarıyla birlikte zehirli hatta öldürücü olduğunu ortaya çıkardık. Güncel bir kaynaktan teyit etmeden ve bilimsel bir teknikle mantarın türünden emin olmadan mantar yenmemesini tavsiye ediyorum. Türünden bilimsel olarak yüzde yüz emin değilseniz her zaman risk vardır.”

Yıllardır mantar topladığını söyleyerek yanlış yapmayacağını düşünenler için de Mikolog Jilber Barutçiyan’ın önemli bir uyarısı var:

“Yenen her mantarın doğada bir ya da birden fazla öldürücü ya da zehirli bir benzeri vardır. Sıklıkla insanlar birbirine karıştırıyorlar. Sonra da ‘Ya her zaman yediğim mantar bu sene zehirledi’ diyorlar. Aslında tamamen bilgisizlikten kaynaklanıyor. Tanıyamamak ya da aceleyle görülen bütün mantarları toplamak bu tabloya sebep oluyor.”

‘TEK TİP MANTAR ZEHİRLENMESİ YOK’

Mantarların zehirleme şekilleriyle ilgili de bilgi veren Barutçiyan, “Tek tip mantar zehirlenmesi yoktur. Her mantarın içinde bulunan moleküller değişiktir. Bazı mantarlar karaciğeri tahrip ederken bazıları böbreklere zarar verir. Kimi sinir sistemi üzerinde çok etkiliyken kimi sadece sindirim sistemini bozar. Türkiye’nin Mantarları kitabımda da 30 yakın mantar zehirlenmesi türünü inceledik” ifadelerini kullanıyor.

DİKKAT, RENK DEĞİŞTİRİP TAKLİT EDİYOR

Öte yandan AA’ya konuşan Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Kaya ise köygöçüren mantarının geniş yapraklı meşe ve kayın gibi ormanlarda daha sık görüldüğü bilgisini paylaşarak, “Bu mantarın çok zehirli olmasının nedenlerinden bazıları, çok yetişmesi ve taklitçi bir özelliği olması. Yeşil, kahverengi ve beyaz tonlar alabiliyor. O yüzden bu mantarı dönem dönem farklı renklerde görebiliyoruz. Mantar toplayan insanlar da özellikle beyaz mantarları alıyor. Taklit ettiği için tehlikeli. Bu nedenle mantar toplayan vatandaşlarımızın bu mantarı çok iyi tanıması lazım” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir